BEST FORUM

Türkiye'nin Best Forumu
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

 

Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
sinem_38
::::::FORUM TUTKUNU:::::::
::::::FORUM TUTKUNU:::::::
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 15/08/08 Mesaj Sayısı : 577 Yer : ||9-F Lakap :

MesajKonu: Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri   Ptsi Eyl. 08, 2008 7:26 pm

Hazreti Muhammed (s.a.v.)'i Peygamberlikle vazifelendiren Allah (c.c.), O'na mucizeler nasib etmiş, herkes O'nun peygamber olduğunu anlasın diye.
Yaratıkların bütünü Allah'ın mucizeleridir. Bu mucizelerden bir kısmını Resulünün şahsında gerçekleştirmiştir.
Peygamberimizin gösterdiği mucizelerden bâzıları şöyledir:
O'nun en büyük mucizesi Kur'ân-ı Kerim'dir ki, asırlara hükmetmiş, her asırda üstün insanlar yetişmiştir.
O'nun hayatı öyle bir mucize ki sünnet-i seniyesine ittiba eden kurtulmuş.
Hicretin ilk yıllarında sahabeye haber vermiş:
Umum düşmanlarınıza galebe edeceksiniz...
Mekke'yi, Hayber'i, Şam'ı, Irak'ı, İran'ı fethedeceksiniz... (Ali el Kari, şerh-uş Şifâ, cild I, 678).
İran, Rum padişahlarının hazinelerini aranızda taksim edeceksiniz. (Buhâri, Cihâd 157). Bunların hepsi gerçekleşmiş.
"Benden sonra Ebû Bekir'le Ömer'in yolunda gidin." (Tirmizi, Menâkıb, 16-37). buyurmuş.
"Şarktan garba kadar ülkeler ümmetimin eline geçecek, hiçbir ümmet bu kadar mülke sâhib olamamıştır." (Müslim, Fiten)
Bedir Harbinden evvel haber vermiş: "Burası Ebû Cehil'in, burası Utbe'nin, burası Ümeyye'nin katledileceği yerlerdir. Burası da falan ve filanın katledileceği yerlerdir." (Müslim. Cihâd). Söylediği aynen çıkmış, sahabe şâhid olmuş.
629'da Mute savaşına ordu giderken, Resûlullah Zeyd'i, ondan sonra Cafer'i, ondan sonra Revâhâ'yı kumandan tâyin etmiş, bunlar sırasıyla şehid düşünce, kumandayı Hâlid bin Velid almış. (Buhâri. Magâzi).
Buyurdular ki: "Hilâfet benden sonra 30 sene sürecek, ondan sonra saltanat başlıyacak." (Müsned, cilt 5). Emevîler devrinde Hilâfet babadan oğula geçerek saltanata dönüştü.
"Muhakkak ki Cenâb-ı Hak, Osman'a hilâfet gömleği giydirecek fakat o gömleği çıkarmak isteyenler olacaktır. (el Hâkim, el Müstedrek cilt 3.) Hazreti Osman halîfeyken şehid edildi.
Abdullah İbni Zübeyr'e hitaben: "Senin yüzünden insanların, onların yüzünden de senin vay hâline" buyurmuştur, (el Hâkim, el Müstedrek, cilt 3). Emevîler zamanında Zübeyr (r), Mekke'de hilâfetini ilân edince, çetin mücadeleler başlamıştı.
Emevî Devleti'nin kurulacağını, padişahların çoğunun zâlim olacağını haber vermiş. Muâviye'ye (r) hitaben: Başa geçtiğin zaman af edici ol ve âdil davran" buyurmuştur.
Sonra Abbâsîleri haber vermiş: "Abbas'ın oğlu siyah bayrakla zuhur eder, uzun müddet saltanat sürer." (el Hâkim el Müstedrek. cilt 3)
Cengiz ve Hülâgu istilâsından haber vermiş: "Yaklaşmakla olan bir fitneden vay Arabların hâline." (Buhâri, Fiten)
Sa'd İbni Ebû Vakkas hasta iken: "Sen daha çok yasıyacaksın, bir kısım milletler senden fayda, bir kısmı da zarar görecek." (Buhâri, Cenâiz). Bu sahabe Kadisiye Muharebesinde İslâm ordusunun kumandanıydı, İran'ı fethetti.
Hicretin 7'nci senesinde Habeşistan Meliki Necâşi'nin vefat ettiğini söyleyip, cenaze namazını kılmış, bir hafta sonra gelen haberden anlaşılmıştı ki, aynı gün, aynı hâdise zuhur etmiş. (Buhâri, Cenâiz)
Uhud Dağındayken deprem olunca buyurmuş: "Sakin ol, senin üzerinde bir Peygamber, bir Sıddık ve iki de şehid var." (Buhâri, Fedâil-üs Sahabe), "İki şehid" dediği Hazreti Ömer'le, Osman'dır, ikisi de şehid olmuştur.
Resûlullah ağır hastayken, baş ucunda ağlayan kızını teselli için buyurmuş: "Âl-i beytimden en evvel sen vefat edip, bana ulaşacaksın" (Buhâri, Menâkıb) ve 6 ay sonra Fâtıma annemiz vefat etmiş.
Ebû Zerr'e (r) hitaben: "Medine'den çıkarılacaksın, yalnız yaşayıp, yalnız öleceksin" buyurmuş (el Hâkim, el Müstedrek). 20 yıl sonra bu mucize de gerçeklemiş.
Tebessümle uyanıp buyurmuşlar: "Rüyamda ümmetimin gazilerini gördüm, pâdişâhlar gibi tahtlarına oturmuşlar, deniz savaşlarıyla zaferden zafere ulaşıyorlar. (Buhâri, Cihâd). Bu duruma şâhid olan Ümmü Haram rica etmiş: "Dua et, ben de onlarla olayım..." ferman etmiş: "Onlarla beraber olacaksın." 40 sene sonra Ümmü Haram, eşiyle beraber Kıbrıs seferine katılmış, orada şehid olmuş...
Buyurmuşlar ki: "Sakif Kabilesinden biri peygamberlik dâvasında bulunacak, biri de zâlim olup, zulmedecek." (Tirmizi, Fiten) Böylece yalancı peygamber Muhtar'ı, zâlim Haccac'ı haber vermiş.
Haber vermiş: "Kostantiniye (İstanbul) fethedilecektir, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur" (el Hâkim, el Müstedrek). Yaklaşık 800 sene sonra bu haber gerçekleşmiş.
Buyurmuşlar: "Eğer din ülker yıldız kümesinde olsaydı, Fars'tan bazı kimseler ona ulaşmış olacaktı" (Buhâri, Tefsir). Bunu söylediğinde İran fethedilmemiş ve İranlılar müslüman değildi. Daha sonra İran fethedildi, Farslar İslâm'a hizmet etti ve Ebû Hanife gibi İslâm âlimleri, imamlar yetişti.
Yine buyurdular: "Kureyş'in âlimi yeryüzünü ilimle dolduracaktır." (el Acluni, Keşf-ül Hafa). Bir zamanlar ekseriyetiyle İslâm düşmanı olan Kureyş'ten İmâm-ı Şafii'nin çıkacağını böylece haber vermiş.
Buyurdular ki: "Ümmetim 73 fırkaya ayrılıp, biri Fırka-i nâciye olacaktır.
Sordular: Onlar kimdir yâ Resûlallah?
Buyurdu ki: Bana ve ashabıma tâbi olanlar. (Tirmizi, İmân). Ümmetinin mezheplere, milletlere ayrılacağını böylece bildirmiş.
Hazreti Ali'ye hitaben buyurmuş: "Hazreti İsa (a) gibi seni de bir kısım insanlar çok severek, bir kısmı da nefret ederek helake gider." (Müsned, I. cild)
Emevîler ve Haricîler Hazreti Ali'ye karşı çıkmış, Râfizîler ve Şia da onu aşırı sevmiş, hatta bâzıları ulûhiyet vermiş, tıpkı bir kısım Hıristiyanların Hazreti İsa'ya ulûhiyet vermesi gibi.
Hazreti Ali, sahabedir, cennetle müjdelenmiş 10 sahabeden biridir, 4. halîfedir, Peygamberimizin sülâlesi (Âl-i beyt) onun çocuklarıyla devam etmiştir. Allah, ondan razı olsun.
Fars ve Rum kızları size hizmet ettiğinde fitne içinize girecek, dahilî mücâdele bağlıyacak, şerirleriniz başa geçip, hayırlı ve iyi insanlara musallat olacak, belânızı bulacaksınız (Tirmizi).
Hayber Kalesi'ni Hazreti Ali'nin fethedeceğini bildirmiş, öyle olmuş.
Buyurmuşlar ki: "Müslümanlardan iki büyük topluluk birbiriyle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. (Müslim, Fiten)
Böylece Sıffın Savaşından, 1402 Ankara muharebesinden, tâ İran-Irak savaşına kadarki vuruşmaları haber vermiş ve öyle olmuş.
Buyurmuşlar ki: "Bir taife Ammar'ı vahşîce katledecek. (Müslim. Fiten). Sıffın Savaşında Emevîler, Ammar'ı (r), şehid etmiş.
Buyurmuşlar ki: "(Hazreti) Ömer sağ kaldıkça fitne çıkmayacaktır (Müslim, Fiten). Gerçekten de, Hazreti Ömer şehîd edildikten sonra fitne hareketleri başlamış.
Resûli Ekrem, Hazreti Zeynep ile evlendiğinde düğün yemeği olarak Ümmi Süleym iki avuç hurmayı yağla kavurup Enes (r) ile Resûli Ekreme göndermiş, o da buyurmuş: "Dışarı çık. tesadüf ettiklerini yemeğe çağır" Üç yüz kadar sahabe çağırmış, bunlar onarlı gruplar hâlinde yemeğe davet edilmiş. Mübarek elini hurmaların üzerine koyup kaldırmış, herkes yemiş, hurmalar bitmemiş. (Buhâri, Nikâh)
Resulullah, Eyyüb (r) in evine gittiğinde o da iki kişilik yemek yapmış, ferman etmiş otuz kişi gelip, yemiş gitmişler. Altmış kişi daha çağırmış, onlar da doymuş. Yetmiş kişi daha çağırmış, onlar da yemiş ve yemek yine artmış. Bu mucize karşısında İslâm'a girip, Peygamberimize bağlılıklarını bildirmişler. (Kadı lyaz eş Şifâ)
Bir gazvede ordu aç kalınca Peygamberimizden yiyecek istiyorlar. O da buyurmuş: "Torbalarınızdaki hurmaları getirin" getirmişler, bir kilimin üzerine yığmışlar, tahminen on kilo kadarmış. İki Cihan Serveri Dua etmiş ve buyurmuş: "Herkes kabını getirsin, istediği kadar alsın, herkes almış, yine de artmış. (Buhâri, Cihâd)
Şimdi düşününüz ordu savaşa gidiyor, yolda erzakları bitiyor. Hiçbir yerde yiyecek yok ve gelip Resûli Ekrem'den yiyecek istiyorlar. Bu istek mantığa aykırı amma onlar kimden ne istediğini biliyorlar, bu hal de bir mucizedir, nitekim istekleri yerine gelmiş.
Abdurrahman ibni Ebi Bekr-i Sıddık anlatmış: "Yüz otuz sahabe ile bir seferde Resulullah'la beraberdik. Dört avuç unla ekmek yapıldı, bir keçi yavrusu kesilip, pişirildi, hepimiz yedik doyduk, artan kısmını deveye yükledim. (Buhâri, Hibe)
Bu mucizeleri gören sahabe gideceği yeri sormadan gitmiş, dünyanın varlığına inandıkları kadar âhiretin de varlığına inanıp, ölümden korkmamışlar.
Hendek Savaşında dört avuç arpa unundan ekmek yapılmış, bir keçi yavrusu kesilip, pişirilmiş, bin kişi bu yemekten yemiş ve doymuş. (Buhâri, Magâzi). Her mucizede olduğu gibi bu mucizeyi de bir kişi nakletmiş, bin kişi tasdik etmiş. Zâten mucizelere gerek sahabeden ve gerekse tabiinden itiraz eden olmamıştır.
Ebû Talhâ anlatmış: Enes'in getirdiği ekmeği Resûli Ekrem doğramış, yer dar olduğundan onarlı gruplar hâlinde sahabeyi çağırmış hepsi karnını doyurmuş. (Buhâri Etîme)
Hazreti Câbir-ul Ensâri, Resûlullah'tan yiyecek istemiş, o da bir miktar arpa vermiş. Günlerce, haftalarca yemişler bitmemiş, merak edip ölçmüşler, ondan sonra azalmış ve bitmiş. Resûli Ekrem buyurmuş ki "Eğer ölçmeseydiniz ömrünüz boyunca yerdiniz." (Müslim, Fedâil)
Mescid-i Nebevî'nin Suffe kısmında bulunan yüzden fazla fakir muhacir davet edilmiş, önlerine konan bir tabak yemekten hepsi doymuş ve yemek artmış. (Kadı lyaz, eş Şifâ)
Aç insanların yemek yemesi bir saadet, bir tabak yemeğin bitmemesiyle bir mucizeye şahit olmak da büyük bir saadet.
Resûli Ekrem Abdulmuttalib oğullarını davet edip, onlara bir tabak yemek ikram etmiş, kırk kişi bu yemekten yeyip, doymuşlar. Bir tas süt getirmiş, hepsi içmiş yine artmış. (Kadı lyaz, eş Şifâ)
O devirde Kur'an tamamlanmamış, İslâm'ın geçmişi de yok ki ibret alınsın; mucizeler bir taraftan İslâm'ı kabul edenlerin sayısını artırırken, Müslümanların da imânı güçlenmiş.
Hazreti Ali'yle, Hazreti Fâtıma'nın düğün yemeği için Resûlullah, Bilâl-i Habeşî'ye emrediyor, o da beş avuç dolusu unla ekmek yapıyor, bir deve yavrusu kesip pişiriyor. Resûlullah dua ediyor, sahabe gruplar hâlinde gelip, bu yemekten yiyiyor, artan kısmı tabaklara koyup, Ezvâc-ı tâhirat'a gönderiyor ve yine buyuruyor ki: Yakınlarını da davet edip, hep beraber yesinler. (Kadı lyaz, eş Şifâ)
Hazreti Fâtıma iki kişilik yemek pişirmiş, Hazreti Ali de Resûlullahı yemeğe davet etmiş. O da gelmiş, Ezvâc-ı tâhirâta birer kâse yemek göndermiş, kızına ve damadına da birer kâse vermiş ve kendileri de yemişler. Kızı Fâtıma, tencerenin kapağını açmış, dolu. Onlar da bu ilâhi ikramla birkaç gün geçinmişler. (Kadı lyaz, eş Şifâ)
Resûlullah, Hazreti Ömer'e Ahmesi Kabilesinden gelen dört yüz atlıya yol azığı vermesini söylemiş. O da: "Ya Resûlallah, hurmamız azdır, (tahminen on beş kilo kadar). Emretmiş: "Git, ver." O da dört yüz süvariye hurma dağıtmış, bakmış mevcuttan bir şey eksilmemiş. (Kadı lyaz, eş Şifâ)
Hazreti Câbir'in babası vefat ettiğinde, alacaklı olan Yahudiler kapıya dikilmişler. Resûlullah borçlunun bağındaki hurmaları toplatmış, dua etmiş. Yahudiler alacaklarını almış, yine de artmış, buna herkes hayret etmiş. (Kadı lyaz,
eş Şifâ)
Mucizelere Müslümanlar da, gayri müslimler de şahitti. Böylece mü'minlerin imânı kuvvetleniyor, diğerlerinden de müslüman olan çoktu.
Ebû Hureyre nakletmiş: Tebük Gazvesinde ordu aç kaldı, toplanan bir avuç hurmaya Resûlullah dua etmiş, askerler onar onar gelmiş hepsi doymuş, Ebû Hureyre torbada kalan hurmalarla aylarca beslenmiş. (Tirmizi, Menâkıb)
Yine Ebû Hureyre anlatıyor: "Acıkmıştım. Resûlullah'ın ardında yürüdüm, Hâne-i Saadetlerine kadar gittim, bir kâse süt vardı, onun bütününü ben içebilirdim, emirleri üzerine Ashâb-ı Suffeyi çağırdım içtiler, ayrıca yüzden fazla insan o sütten içti, sonra bana emretti: Sen de iç, içtim, artan kısmını da kendisi alıp içti. (Kadı lyaz, eş Şifâ)
Ashâb-ı Suffâ İslâmiyet'i öğrenmekle meşgul olan kimselerdi, orası bir nevi akademiydi. Bunların malı, mülkü yoktu, bir gelirleri de yoktu, fakat başlarındaki kimseyi iyi biliyorlardı, biliyorlardı ki Resûlullah onların ihtiyâcını temin eder ve etmiş.
Bir Hadîs-i Şerif vardır: "Söylemediğim bir sözü ben söylemişim gibi bilerek uyduran, cehennemde yerini hazırlasın" (Buhâri, İlim) Bu şiddetli tehdit karşısında olmamış bir hâdiseyi veya söylenmemiş bir sözü Sahabenin nakletmesi mümkün değildir. Kaldı ki yalan büyük günahlar arasındadır, haramdan köşe bucak kaçan sahabe elbette ki yalana tevessül etmez ve mucizelerle alâkalı rivayetlerin hepsi doğrudur. Zâten mucizeler, Peygamberimizin peygamberliğine delildir, onlar olacak ki o insanlar O'na inansın.
Arabistan'da su ve yiyecek az bulunduğundan Resûlullah'ın mucizeleri de bu yönde tecelli etmiş. Rezzâk-i Kerîm'in memuru olan Resûllullah, Allah'ın izniyle bu mucizeleri göstermiş.
Hazreti Enes anlatıyor: Zevra bölgesindeydik, ikindi namazını kılacağız abdest almaya su yok. Buyurdular, bir parça su getirdik; ellerini suyun içine soktu, mübarek parmaklarından sular akmaya başladı ve üç yüz kişi abdest alıp, namazını kıldı. (Tirmizi, Menâkıb)
Hudeybiye Gazvesine giderken ordunun suyu bitiyor. Her taraf çöl, kuyu, çeşme yok. Akıllı sahabeler gelip Resûlullah'tan su istiyor. Onlar da biliyor ki Resûlullah'da su yok amma yine biliyorlar ki su istedikleri şahıs Peygamberdir, peygamberliğin en baş nişanesi mucizelerdir. Buyuruyorlar, deri tulumla biraz su getiriyorlar, mübarek ellerini onun içine sokuyor, bin beş yüz kişi içiyor, su kablarını dolduruyor, Câbir diyor ki: "Yüz bin kişi olsaydı, o su, onlara da yeterdi." (Buhâri, Menâkıb)
Bu mucizeyi gören ordu Hudeybiye'ye değil, nereye dense oraya gitmekte tereddüt etmezdi ve etmemiş.
Kabile reislerinden Gavres, kılıcını kaldırıp, oturan Resûlullah'ın başına dikilir: "Şimdi seni benden kim kurtaracak?" der.
Resûlullah: "Allah" dedikten sonra dua eder: "Allah'ım beni bundan kurtar."
Gavres birdenbire yere yuvarlanır, kılıncı elinden düşer. Resûlullah kılıncı alır. "Şimdi seni kim kurtaracak? der, sonra onu af eder.
Adam, arkadaşlarının yanına dönünce durumu anlatır ve: "Ben, şimdi insanların en iyisinin yanından geliyorum" der. Çünkü Gavres, Onu öldürecekti, fakat kendinden geçti yere yuvarlandı. Fırsat Resûlullah'ın eline geçti, öldürebilirdi, af etti.
Resûli Ekrem'in kendi şahsı da bir mucizedir, ondaki Kur'ânî ahlâk, onu en yüce mertebeye çıkardığı gibi, o ahlâka hayran olanlar, O'nun tebliğini dinlemiş, O'nu taklit edenlerin dünyası cennet olmuş. O; canından, malından, yakınlarından vaz geçme pahasına da olsa Allah'ın emirlerine uymuş. Bu kadar yalnız bir insan elbette mucizelerle yolunda ilerliyecekti.
Dînini kıyamete kadar devam ettirecek olan Allah, Nebîsi'ni korumuş. Feza âlemini, taşları, toprakları, ağaçları, hayvanları yaratan Allah, yarattıklarından bâzılarını ve bâzı zamanlarda Nebisine hizmetkâr etmiş.
Ebû Cehil'le, amcası Ebû Leheb, Peygamberimizi öldürmek için evini bastılar. Hazreti Ali'yi kendi yatağına yatırdı, bir avuç toprak aldı, müşriklerin başına savurdu; çıktı, gitti, hiç kimse O'nu göremedi.
Gözleri yaratan Allah, gözlerin hâkimidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Musty
:::CO-ADMIN:::
:::CO-ADMIN:::
avatar

Erkek
Yaş : Kayıt tarihi : 16/03/08 Mesaj Sayısı : 2322 Yer : in dibi Lakap :

MesajKonu: Geri: Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri   Ptsi Eyl. 08, 2008 10:18 pm

emeğine sağlıkk
_________________






Bu İmzaya erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sinem_38
::::::FORUM TUTKUNU:::::::
::::::FORUM TUTKUNU:::::::
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 15/08/08 Mesaj Sayısı : 577 Yer : ||9-F Lakap :

MesajKonu: Geri: Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri   Salı Eyl. 09, 2008 4:59 pm

önemli deil vazifemiz:d
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
adahan
Çaylak Üye
Çaylak Üye



Yaş : Kayıt tarihi : 11/06/08 Mesaj Sayısı : 71 Yer : Lakap :

MesajKonu: Geri: Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri   Salı Eyl. 09, 2008 10:00 pm

saol sinem kutluyorum seni
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sinem_38
::::::FORUM TUTKUNU:::::::
::::::FORUM TUTKUNU:::::::
avatar

Kadın
Yaş : 23 Kayıt tarihi : 15/08/08 Mesaj Sayısı : 577 Yer : ||9-F Lakap :

MesajKonu: Geri: Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri   Çarş. Eyl. 10, 2008 7:49 pm

önemli deil:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content





MesajKonu: Geri: Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Peygamberimiz (s.a.v.)'in Bazı Mucizeleri

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BEST FORUM :: DİNİ BÖLÜM :: PEYGAMBERLER VE HAYATLARI -
Copyright By Fearless
Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak